Daha çok
yeni olmasına rağmen başladığı günden beri "Yalan Dünya" isimli Gülse
Birsel'in son dizisini ilgili ile takip edip başkalarına da takip ettiriyorum.
Dizinin tamamen bizleri içine çeken ince espirilerle kurgulanmış olması Gülse
Birsel'in artık Türk halkını ne kadar iyi tanıdığının kanıtı oldu.
Dizi de
bol miktarda sanal reklama maruz kalmak bile beni rahatsız etmiyordu, aslında
başlarda bu hoşuma bile gitmişti, gereksiz reklam aralarıyla seyirciyi
yormuyor, istenilen reklamlar alttan alta diziye yediriliyordu.
Çok hızlı
alışmıştık, Rıza'nın Deniz Bank ATMsinden para çekmesine, ya da KFC'nın önünden
geçilmesine.
Ta ki
dizinin 11. bölümünde dizi setine gelen pirinç karyola ve yatağı ile beraber
başlayan ve dizinin neredeyse yarısında yatak veya yatağın eski sahibiyle
ilgili bölümlere kadar. Aslında kurgu bayağı eğlenceliydi. Bence tek sorun,
daha doğrusu düşünülmesi gereken bölümün sonunda Bellona'dan ergonomik yatak
satın alınmasına konunun bağlanmasıydı.
Bu konuda
kulağıma bir fısıltı gelmedi ama eğer iç görüm beni yanıltmıyorsa tüm bu yatak
ile ilgili kurgu sadece Bellona reklamı için yapıldığını ya da kurgu yazılırken
reklam olarak satılmasına karar verildiğini düşünüyorum.
Aslında bu
durum bilinç altına yönelik yapılan reklamların günümüzde ne boyutlara
geldiğinin de bir göstergesi.
Şimdilerde
"günlük yaklaşık 3000 reklama maruz kalıyoruz" cümlesinin çok daha
ötesine geçtik. Bunun için hem tüketici hem marka olarak gerekli aksiyonları
zamanında almak gerekiyor, yarın atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmiş olacak.
Ve
Yönlendiren
değil yönlendirilen olabiliriz!





